|
|
|
Yapımcı:Ubisoft Montreal
Yayıncı: Ubisoft
Tür: Aksiyon- Macera
Çıkış Tarihi: 29 Mart 2005
Ajanlık oyunu denince akla hemen 2 ad geliyor ister istemez. Bunlar
tabi ki Metal Gear ve Splinter Cell. Gamecube’ün bu tarzda oyunlar
yönünden şanslı bir konsol olduğunu söyleyebiliriz. Gamecube’e özel
Metal Gear Solid: Twin Snakes ve diğer konsollarla birlikte Gamecube’e
de çıkan Splinter Cell ve Splinter Cell: Pandora Tomorrow gibi oyunlar
sayesinde Nintendocular asla ajanlık oyunlarından mahrum kalmadılar.
Nintendo’nun son zamanlarda 3. parti firmalarla iyi geçinmesinin
avantajları devam ediyor. Splinter Cell’in son oyunu da Gamecube’e
geliyor. Ubisoft ile Nintendo’nun arasının çok iyi olduğundan bu çok
şaşırılacak bir durum değil. Prince of Persia, Rayman, Ghost recon,
Beyond Good & Evil gibi hemen hemen bütün Ubisoft oyunları Gamecube’te
gözüküyor. Umarız Ubisoft ile Nintendo her zaman böyle iyi geçinirler.
Splinter Cell serisinin ilk oyunu gerçekten çok kaliteliydi.
Ubisoft’un Montreal stüdyoları Metal Gear serisine rakip olacak kadar
kaliteli bir oyun yapmayı başardılar. Aradan fazla zaman geçmeden bu
defa da Ubisoft Shanghai Stüdyoları Splinter Cell: Pandora Tomorrow
üzerinde çalıştıklarını açıkladı; ama 2. oyun ilk oyundan fazla farklı
değildi. Beklenilen yenilikleri 2. oyunda bulamamıştık. Yine de
multiplayer özelliğinin de eklenmesi sayesinde en azından kötü bir
oyunla karşılaşmamıştık. Şimdi ise ilk oyunun yapımcısı Ubisoft
Montreal Stüdyoları Splinter Cell: Chaos Theroy’nin yapımını üstlendi.
Bu defa çok büyük değişikliklerle karşılaşacağınızdan emin
olabilirsiniz; çünkü Montreal stüdyoları Chaos Theory üzerinde çok
çalışıyor. Şimdiye kadar izlediğimiz videolara bakarsak bu
çalışmalarının boşa gitmediğini bomba gibi bir oyunla
karşılaşacağımızı söyleyebiliriz.
Teröristlerin kötü planları var; Sam Fisher’ın da öyle
Yıl
2008; Kore’de faaliyet gösteren terörist bir örgüt uyuşturucu, silah
ticareti yapıyor. Bunun aynında devletlerin arasını da bazı gizli
bilgileri ele geçirerek bozuyor. Bu sayede silahlanmayı sağlıyor ve
daha da güçleniyor. NSA (bir çeşit Birleşmiş Milletler örgütü ) ise bu
kötü duruma el koyar ve bazı ajanlarını görevlendirir. Bunların
arasında tabi ki Sam Fisher’da vardır. Sam bu defa büyük bir bela ile
uğraşmak zorunda. Bakalım Sam’i neler bekliyor.
İlk 2 oyunda düşmanları öldürmek zor değildi. Düşmanların yapay zekası
bizi pek zorlamıyordu. Montreal Stüdyoları bunun farkında olacak ki,
yeni oyunda özellikle yapay zeka üzerinde duruyor. Düşmanlarımızın en
küçük harekete duyarlı hale gelmesini sağlamak için ellerinden geleni
yapıyorlar. Tabi düşmanlarımız zeki olur da Sam Fisher boş durur mu ?
Artık Sam Fisher’ın da yepyeni özellikleri var. O artık düşmanları
için bir çeşit ölüm makinesi haline geldi. Artık bıçak kullanabiliyor.
Bu sayede düşmanımıza arkadan yaklaşıp, bıçağımızı kullanarak tek
hamlede öldürücü vuruşu yapabileceğiz. Bunun yanında ateşli silah
çeşitlerimizde de bir artış görülecek. Bunların yanında Sam yeni
hareketlerde öğrenmiş. Mesela tavanda ters olarak sarkıp, düşmanımızın
boynunu kırabileceğiz. Ayrıca bir duvarın kenarına tutunup, duvarın
üzerindeki düşmanı ani bir hareketle yakalayıp aşağıya atabileceğiz.
Eski oyunlarda silahla hedef almada bazı sorunlar vardı. Mesela Sam
Fisher silahı hep sağ elle tutuyordu, bazen kapının ters tarafında
durduğumuzda hedefi düşmana görünmeden almak zor olabiliyordu. Yeni
sistemde silah tek tuşla sağ omzumuzdan sol omzumuza alabileceğiz.
Böylece Splinter Cell’deki en büyük kural olan gizliliği
çiğnemeyeceğiz. Oyunun Single player modunun özellikleri böyle; peki
multiplayer’da farklı bir şey var mı ? Tabi ki var. Yeni eklenen co-op
modu sayesinde artık bir arkadaşımız ile beraber ajanlık
yapabileceğiz. Bu mod kesinlikle Pandora Tomorrow’daki multi player
moduna benzemiyor. Mesela Co-op modunda birbirimizin sırtına çıkarak
tek kişinin ulaşamayacağı yerlere tırmana bilecek veya bir kişi
düşmanı kendine doğru çekerken diğerimizde düşmana arkadan yaklaşıp
işini bitirebilecek.
Gözlerinize inanamayacaksınız.
Oyunun
oynanışında bu kadar değişiklik yapılır da grafiklerde yapılmaz mı?
İlk 2 oyunun grafikleri arasında fazla fark yoktu. 3. oyunda ise
Montreal Stüdyoları tam anlamıyla bir görsel şölen hazırlıyor. Sam
Fisher veya düşmanlarımız ilk 2 oyuna göre daha iyi görünüyor. Bu çok
önemli bir gelişme değil tabi ki. Önemli olan gelişme ise çevrenin
görselliğinde. İnanılmaz ayrıntılı çevre dizaynları ve ışık efektleri
üzerinde firmanın çok çalıştığını oyunun video ve screenshotlarından
rahatlıkla anlayabiliyoruz. Firma Gamecube’ün gücünü iyi kullanacağa
benziyor. Sesler ve müzikler konusunda ise endişelenmemize gerek yok;
çünkü Montreal Stüdyoları bu konuda bir dahi olan Amon Tobin’i
görevlendirmiş.
Ubisoft anlaşılan Splinter Cell: Chaos Theory’i bir baş yapıt yapmayı
kafaya koymuş. Gamecubecüleri Mart ayının sonunda harika bir macera
bekliyor.
Not: Öninceleme yapılan oyunların puanı her zaman tam puan verilir.
Yazan: nintendotr » İncelemeler Bölümüne Geri Dönmek İçin
Tıklayın |
|

|