Pikmin 2

 

Nintendo, oyunlardan konsollara kadar giriştiği her işte farklı şeyler yapmaya çalışan bir firmadır. Dual Screen ile taşınabilir konsollarda Gameboy devrini kapatan firma, Revolution ile masaüstü konsollarda devrim yapmaya hazırlanıyor. Oyunlarda ise Metroid Prime ile FPS (tamam Nintendo FPS denmesine kızıyor, ama birisi bize oyunun türünü sorduğunda cevabımız Metroid olamaz ki) türüne yepyeni bir bakış açısı getirdiler. Mario 64 ile platform oyunlarında devrim yaratan firma, en büyük kozu Legend of Zelda serisinin her oyunuyla bizi büyülüyor. (Bunlar Nintendo’nun en çok bilinen oyunları yoksa başka inanılmaz oyunları da var) Tabi bu devrimsel adımlarda en büyük pay belki de Nintendo’nun gözbebeği Shigeru Miyomoto’ya ait. Miyomoto sürekli farklı şeyler yapmak isteyen bir yapımcı olduğundan dolayı bir seriye bağlanacak kişi değil. Gamecube için hazırladığı Pikmin ile de bunu kanıtladı. Pikmin, ilk oyunuyla Nintendo fanlarının büyük ilgisini çekti. Her ne kadar Pikmin, Nintendo fanlarının alışık olduğu türden bir oyun olmasa da, kalitesi ile kendini oyunculara kabul ettirdi. (ee Nintendo fanları devrimlere ve yeniliğe açık olmalı) Gerçek zamanlı strateji-bulmaca oyunu olan Pikmin, Hocotate adındaki gezegenden Pikmin gezegenine gelen Kaptan Olimar’ın hikayesini konu ediniyor. 2. oyunda Kaptan Olimar’ın gemisi uzay tavşanları tarafından soyulur ve içinde Pikpik havuçlarının olduğu kargo kaybolur. Bunun üzerine gönüllü yardımcısı Louie ile beraber Pikmin gezegenine dönmek zorunda kalan Kaptan Olimar, borçlarını kapatmak için buradaki gizli hazinelerin peşine düşer. Tabi ki bu gezegendeki en büyük yardımcısı (Louie ile beraber) Pikminler olacak. Peki nedir bu Pikminler ? Pikminler karıncalara benzeyen, ama kafalarının üzerinde çiçek açan inanılmaz derecede tatlı yaratıklar. Kaptan Olimar’ın hazinelere ulaşma yolunda engelleri Pikminlerin yardımıyla aşacağız.

Pikmin gezegenine indikten sonra Kaptan Olimar ve Louie ikilisinden birini seçiyoruz. Seçimimize göre diğer karakter Pikminler ile beraber emrimize giriyor. Tabi bu karakterler arasında istediğimiz an geçiş yapabiliyoruz. Karakterlerimizin ikisinin de özellikleri aynı, aralarında her hangi bir fark bulunmuyor. O yüzden herhangi birini seçerek oyuna başlayabilirsiniz. Oyuna başladıktan sonra ilk Pikminlerimizi (kırmızı olanlar) yönetmeye başlıyoruz. Bunlara emir vererek öncelikle etraftaki çiçek tohumlarını ve böcekleri toplayıp kırmızı renkteki gemimize getiriyoruz. Bu sayede yeni kırmızı Pikminler elde ediyoruz. Tabi kırmızı Pikminlerimizin sayısı çok önemli, bunlar güçsüz olsalar da ileride diğer renkteki Pikminlere dönüşebiliyorlar. Pikmin 2’de ilk oyundaki kırmızı, sarı ve mavi Pikminlerimiz tekrar emrimize giriyor. Yeni olarak mor ve beyaz Pikminlerimiz de mücadelemizde bize yardımcı olacaklar. Bu Pikminlerden kırmızılar ateşe, sarılar elektriğe, maviler suya ve beyazlarda zehirli gazlara karşı (bunun yanında çok hızlılar ve toprak kazma özellikleri var) dayanıklılar. Ayrıca mor Pikminler normal bir Pikminden 10 kat kuvvetliler. Yani güç gerektiren işlerde 90 tane diğer renkteki Pikminlerin yerine, 9 tane mor Pikmin’i kullanabilirsiniz. Üstelik sayılarının azalmasından dolayı yönetilmeleri de kolay oluyor. Pikminlerin özellikleri sabit, ama çevrede bulağınız jöle benzeri (yumurta sarısı gibi) yiyecekler sayesinde onların hızını ve iş yapma gücünü “belli bir süreliğine” arttırabilirsiniz.

Pikminleri düdüğümüz ile istediğimiz yere yönlendirebiliyoruz. Oyunda çeşitli komut şekilleri mevcut. Mesela C-stick ile Pikminleri sizden uzak olmamak şartıyla takip modundan çıkarıp anında istediğiniz yöne gönderebiliyorsunuz. Bunun yanında tuşları kullanarak komut vermeniz de mümkün. Standart kontrol seçiminde X tuşu ile Pikminleri renklerine göre gruplara ayırabiliyoruz. B tuşu ile Pikminlere ‘’dur’’ emri verirken, Y tuşu ile Kaptan Olimar ve Louie arasında geçiş yapıyoruz. A tuşu ise Pikminleri hedefe fırlatmaya yarıyor. Oyunun kontrol sisteminde herhangi bir sorun yok. Yalnız istediğiniz Pikmin rengini hedefe fırlatmak için Pikminleri önce gruplara ayırmalı, sonra da düdük ile istediğiniz renkteki Pikmin grubunu çağırmalısınız. Bu da ister istemez oyunun hızının düşmesine sebep oluyor. Keşke düdük yardımıyla değil de tuşları kullanarak Pikminleri renklerine göre çağırabilseydik. Yaratıklarla savaşırken bu bazen sorun yaşatabiliyor, ama endişelenmeye gerek yok; biraz uğraştıktan sonra eliniz oyunun kontrol sistemine alışıyor ve emirleri eskisine göre daha hızlı verebiliyorsunuz.

Pikmin 2’de dev yaratıklarla savaşmak, bitki ve böcekler sayesinde Pikmin elde etmek, oyunun sadece bir aşaması. Bunun yanında hazineleri bulmak için bazı bulmacaları çözmeniz gerekecek. Hazine dediğime bakmayın, bu hazineler pil, şişe kapağı ve disket gibi günlük hayatımızdaki eşyalardan ibaret. Bulmacalar aslında zor değil. Hazine’yi ele geçirmek için radarımızı kullanarak toprak altındaki eşyaları çıkarabiliyoruz, ayrıca bu hazineler yaratıkların içinde de olabiliyor. Hazinelere sırayla ulaşmak gibi bir şart yok. Belirli hazineleri toplamanız için herhangi bir görev almıyorsunuz; fakat 10.000 Poko (Hocotate para birimi) toplamak için hazineleri kaçırmamaya dikkat edin. Bu hazineleri uzay gemisine taşırken ani saldırılara karşı güçlü olabilmek için gereğinden fazla Pikmin kullanmamaya özen gösterin. Ani bir baskında o günkü bütün emeğiniz boşa gidebilir; çünkü oyunu yüklemek için –eğer mağara altına inmediyseniz- gün bitimini beklemeniz gerekiyor. Yer altında bulunan mağaraların içine girdiğiniz zaman burasının görevlerinin zor olmasından ve yaratık sayısının aşırı artmasından dolayı bazı mağaralarda her katmandan geçişinizde (her mağara genellikle 4-5 katmandan oluşuyor) oyunu yükleme imkanı buluyorsunuz. Bunun yanında mağarada zaman kavramı diye bir şey yok, eğer yeryüzünden öğle saatinde mağaraya indiyseniz, çıktığınızda zamanda herhangi bir değişiklik olmadığını görüyorsunuz. Özellikle zaman kavramı oyunun en önemli özelliği durumunda bulunuyor. Zamanınız ekranın üzerinde bir belirteç ile gösteriliyor. Hava kararmadan önce Pikminlerinizi uzay gemilerinin olduğu bölgeye getirmelisiniz; böylece onları uzay gemilerine yerleştirebilirsiniz. Akşam görev bittikten sonra yeryüzünü terk ederken arkanızda hangi türden olursa olsun Pikmin bırakmamaya çalışın; çünkü gün sonunda sizinle gelemeyen Pikminler yaratıklara yem oluyorlar. Uzay gemisinin kalkış sesini duyduktan sonra geride kalan Pikminler için yapacağınız her hangi bir şey kalmıyor. Geride kalanlar, Pikminlerinizin o hep bir ağızdan söyledikleri şarkılara eşlik edemeyecekler artık. (Çok mu duygu sömürüsü oldu ne?) Pikminleriniz cırcır böceği gibi fazla ses çıkaran yaratıklar değil. Bazen hep bir ağızdan söyledikleri şarkı o kadar tatlı oluyor ki, onlarla beraber söylemek istiyor insan. Doğa sesleri ise daha iyi olabilirdi, çünkü sizi tam olarak atmosfere sokabilecek müzikler yok. Kaptan Olimar ve Louie zaten konuşmuyorlar, bazen uzay gemimiz mımızlanarak kaptana yeni eşyaları veya Pikminleri tanıtıyor. Pikminlerinizden tutun da oyunda karşılaştığınız bütün eşyalara Piklopedia ve Treasures bölümlerinden bakabilme şansına sahipsiniz. Bu eşyaları veya karşılaştığınız yaratıkları incelemek hoşunuza gider mi bilmem, ama özellikle öldürdüğüm dev yaratıkları incelemek bana büyük zevk verdi. Görüntü kalitesinin yüksek olmasından dolayı da ayrıntılı inceleme şansına sahipsiniz.

Grafikler oyun içinde de oldukça kaliteli görünüyor. 3 farklı kamera modundan hangisini seçerseniz seçin, herhangi bir bozulma ile karşılaşmıyorsunuz. Özellikle benim gibi Prograssive Scan desteği olan bir televizyon kullanıyorsanız, görsel şölene hazır olun derim. Karakterler modellemelerinin yanında çevrenin görüntüsü de gerçekten büyüleyici. Özellikle suyun görüntüsü insanı çok etkiliyor. Akşam üzerine doğru havanın yavaş yavaş kararması sonucunda oluşan atmosfer de insanı etkilemiyor değil. Toprağın görüntüsü yeryüzünde çok güzelken, yeraltına inince ayrıntılarda biraz azalma görülüyor. Tabi bunların herhangi bir kötü yönü yok, ama Nintendo’dan kusursuz iş beklemekle fazla bir şey istemiş olduğumuzu sanmıyorum. Zaten aynı ekranda 100 Pikmin varken bile oyunun 30 fps’lik hızdan ödün vermeyişi sizi fazlasıyla memnun ediyor.

Pikmin 2’deki en büyük gelişmelerden birisi de oyuna Multiplayer mode’un eklenmesi olmuş. Bu eksiğin kapatılması iyi olmuş. Pikmin 2’de 2 oyuncu hikaye modunu beraber oynayabilirsiniz veya Challenge mode sayesinde beraber görevli bitirebilirsiniz. Özellikle hikaye modunu bir arkadaşınızla beraber oynamak (tabi benim gibi kardeşinizle de oynayabilirsiniz) oldukça zevkli olabilir. Hikaye modunu ister tek başınıza, isterseniz bir arkadaşınızla oynayın görevlerde herhangi bir değişiklik olmuyor. Yine de şunu söyleyeyim hikaye modunu 2 kişi oynamak tek başınıza oynamaktan çok daha zevkli. Challenge mode’u da 2 kişi oynama şansınız var, ama hikaye modunun eğlencesini verdiği söylenemez. Bu mode’da her bölümde elde edeceğiniz anahtarlar sayesinde kapalı olan bölümleri açma şansına sahip oluyorsunuz. Görevler kısa ve zaman sınırlaması olsa da yine de eğlendirici bir mod olmuş. Yalnız Challenge mode’u açmak için Hikaye modunda belli bir oranda ilerlemeniz gerekiyor. Hikaye modunda dev yaratıklardan birinden düşen altın anahtar ile birlikte Challenge mode, ana menüde aktif hale geliyor. Zaten ortalama 25 ila 30 saatlik Hikaye moduna bir de Challenge mode eklenince oyun sizi çok uzun süre kendine bağlıyor. Nintendo, Pikmin 2 ile ilk oyunun şanını devam ettirmiş. İlk oyunun bazı eksikliklerinin kapanması gerçekten sevindirici. Pikmin 2 strateji türünü sevmeyenlere bil kendini sevdirecek bir oyun. Benim gibi bu türe biraz ilgi duyanlar oyuna kendini kaptıracaktır. Nintendo, umarız bir dahaki Pikmin (ee devamı mutlaka gelecektir) oyununda online destek sağlar ve Pikmin serisi Animal Crossing benzeri bir çıkış yakalar.

Yazan: Cihan Ekin

» İncelemeler Bölümüne Geri Dönmek İçin Tıklayın

 
Türü: RTS / Bulmaca
Yapımcı Nintendo
Yayıncı: Nintendo
Konsol: Gamecube
Oyuncu Sayısı: 2
Wi-Fi: Yok
ESRB: E


Grafik: 9
Ses / Müzik: 8
Oynanabilirlik / Kontroller: 9
Genel: 9


 







Nintendo Türkiye ~ NintendoTurkiye.Com | Bize Ulaşın | Bilgi