|
|
|
..::
Kötü Ruhların Kalesi Doğuyor ::..
Aklıma gelen en güzel, övücü giriş cümleleri bile,
bu muhteşem oyunun incelemesi karşısında yenik düşerken; yazıma,
Castlevania serisini kısaca tanıtarak başlıyorum: Oyun; 1986 yılında
MSX’te, ardından 1987’de “Nintendo Entertainment System” konsolunda
oyuncularına merhaba dedi. Firma Konami, o zamanın teknolojisini,
Castlevania üzerinde öyle güzel kullanmıştı ki; oyundaki karakter,
bölümler ve müzikler aradan yirmi yıl geçmesine rağmen duyularımızda
yer etmeyi sürdürecekti. Geniş bir şatonun farklı odaları ve
yaratıklarının oyuna aktarımı, 80’li yılların teknoloji sınırlarını
zorluyordu. Japonya’da oldukça fazla sevilen Castlevania’nın, günümüze
kadar hemen hemen her yıl, farklı bir oyunu çıkmaktadır.
..:: "Gece Sanatı Efsanesi" ::..
2000’li yıllara gelindiğinde, Japonya’da esen
Gameboy Advance fırtınasından, Playstation’daki iki boyutlu oyunuyla
devrim yaratan Castlevania da nasibini alacaktı. GBA’nın ilk
oyunlarından biri Castlevania: Circle of the Moon, iki boyutlu oyun
tarzıyla oyuncularda şu düşünceyi uyandırmıştı; “bu oyuna ikinci boyut
gerçekten yakışıyor!”. Nitekim, Nintendo 64’te üçüncü boyutla şansını
deneyen Castlevania, hayranlarını yeterince sevindirememişti.
..:: Uzaklardan "Kederin Aryası" Duyulur ::..
2001 ve 2002’de GBA’ya çıkarılan iki “klasik
tarzdaki” Castlevania oyunları, “işte bu en iyisi!” dedirtirken, sıra
GBA için üçüncü Castlevania oyununa geliyordu; Castlevania: Aria of
Sorrow. Japonya’daki oyun dergileri, bu oyunun ekran görüntülerini
haftadan haftaya verirken, oyuncuları büyük bir heyecan sarmıştı.
Çünkü ilk gösterilen resimlerden bile oyunun GBA’da harikalar
yaratacağı anlaşılıyordu. Bir de oyunun yapımcısının, karakter
tasarımcısının ve bestecisinin, sevilen klasik Castlevania kadrosundan
oluştuğu öğrenilince heyecan iki katına çıktı.
..:: Kutsal Ay Işığı Gözleri Kamaştırır... ::..
Heyecanlı bekleyişin ardından Aria of Sorrow, Mayıs
2003’te sevenleriyle buluştu ve büyük oyun dergilerinden tam not aldı.
Bazı dergiler ise oyunu, GBA’nın en iyi oyunu olarak tanıttı. Tüm bu
beğenileri fazlasıyla hak eden oyunun, kendisine göre naçizane kalan
incelemesine hikayeyi anlatarak başlıyorum...
..:: Ve Kapı Açılır... ::..
Oyunun hikayesi, 2035 yılında Japonya’da geçiyor.
Liseli genç Soma Cruz ve kız arkadaşı Mina Hakuba, kendilerini ay
ışığı altında beliren büyük bir şatonun bahçesinde bulurlar. İkisi, ne
olduğunu anlamaya çalışırken, onları karşılayan gizemli bir karakter
Dracula’nın şatosunda olduklarını söyler. Haliyle buna inanmayan Soma
Cruz, bir anda karşısında devasa iskeletler görür. Kız arkadaşı
Mina’yı iskeletlerden korumak için bir iskelete kılıç savurur ve yok
olan iskeletin ardından vücuduna bir parçanın girdiğini hisseder.
Gizemli karakter (Genya), Soma’ya öldürdüğü yaratıkların becerilerini
ruhuna alabileceğini söyler. Geriye dönüşünün olmayacağını anlayan
Soma Cruz, şatoya girmeye karar verir... Oyun boyunca şekillenen
senaryo, oyunu büyük bir keyifle oynamaya devam etmenizi ve en
başındaki heyecanla bitirmenizi sağlayacak.
..:: Karanlığın Işığı Vampirleri Aydınlatır ::..
Oyunu güzel kılan ve insanı etkileyen ilk unsur hiç
kuşkusuz grafikleridir. Şatonun tasarımını yapan ekibin uzun süren
uğraşlar verdiği göze çarpıyor; her bölüm, en ince ayrıntısına kadar
düşünülerek tasarlanmış. Tüm bölümler göze o kadar hoş geliyor ki, bir
an kendinizi, odadaki cisimleri, heykelleri veya yaratıkların
hareketlerini incelerken bulabilirsiniz. Her farklı bölüme aynı
heyecanla girecek ve her bölümü aynı istekle oynayacaksınız. Arka
alanlardaki ayrıntılar, GBA’nın gücünü de kullanarak grafikleri
sıradanlığın ötesine taşımış. Karakter tasarımcısı, muhteşem karakter
profil ve çizimleriyle sizi kendisine hayran bırakacak. Tamamı
mitolojiden alınan yüzden fazla yaratık, tüm endam ve ihtişamı ile
size “bu inanılmaz” dedirtecek. Gerçekten de, saldıran bayan
hizmetçilerden para torbasından çıkan iskeletlere, dans eden
hayaletlerden iki bacaklı kanlı atlara kadar yaratık tasarımları
konusunda, her şey iyi düşünülmüş.
..:: Ruhunu Bana Teslim Et! ::..
En dikkat çekici özelliklerden biri de “Soul Set”
sistemi. Bu sisteme göre öldürdüğünüz yaratıkların ruhlarını
alabiliyor ve yaratığın kabiliyetlerine sahip olabiliyorsunuz. Bazı
yaratıklar, ölünce ruhlarını kolay verebildiği gibi bazılarının
ruhlarını almak yüzlerce defa denemeyi gerektirebiliyor. Kendinizi;
yaratıklarla savaştıkça, yeni silah ve eşyalar buldukça, özel
kabiliyetler kazandıkça (çift zıplama, aniden geri çekilme gibi) ve
ruh topladıkça geliştirebilirsiniz. Bunlar, gittikçe zorlaşan oyunu
kolaylaştırmanızı sağlayacak. Oyunu yüzeysel olarak en basitinden 4-5
saatte ve 40’tan az Level (seviye puanı) ile bitirebilirsiniz. Fakat
haritanın tamamını açmak veya tüm ruhları toplamak isterseniz, oyun
süresi 20 saati aşabiliyor. Oyunda kötü, iyi ve en iyi olmak üzere üç
farklı son bulunuyor. (Şunu içtenlikle söyleyebilirim ki, bu oyun
hayatımda karşılaştığım, oynanabilirliği en rahat oyundu.)
..:: Derin Mitolojinin Şatodaki Dansı ::..
Bu eksiksiz bütünlüğü son seviyeye ulaştıran bir
unsur da müzikler! Ses efektleri çok gerçekçi, etkileyici ve oyun
boyunca Japonca sesler bile duyabiliyorsunuz. Ses kalitesi diğer GBA
oyunlarına göre oldukça yüksek. Üstüne bir de emektar Castlevania
bestecisinin müzikleri eklenince, bize GBA’larımızda doyumsuz bir oyun
zevki yaşamak kalıyor. Kullanılan otuza yakın müzik içerisinde eski
klasik Castlevania müziklerine de göndermeler yapılmış.
..:: Güneş Doğduğunda, Benimle Ol ::..
Castlevania: Aria of Sorrow; genel olarak kusursuz
bir görüntü çiziyor, fazlasıyla eğlenceli olan oyunu tekrar tekrar
baştan oynamak, sizi sıkmayacak. Şahsi görüşümce, Castlevania: Aria of
Sorrow, Gameboy Advance’in en güzel oyunu. Henüz bu oyunla tanışmamış
oyuncu kaldıysa, bir an önce edinmeli ve şatodaki eşsiz macerasını
yaşamalı!
..:: ÖZEL BİLGİLER ::..
(Önemli NOT: Bu bilgiler İngilizce'de "Spoiler" olarak
adlandırılan ve oyunu oynamayanların bilmemesi gereken bilgiler
içerebilir!)
>> Castlevania: Aria of Sorrow'un devamı olarak nitelendirilen
Castlevania: Dawn of Sorrow, 2005 yılında Nintendo DS için çıkarıldı.
>> Oyunun müzik bestecisi ve karakter tasarımcısı bayan!
>> Oyunda pek çok gizli oda bulunmaktadır, haritanın %100'ünün açılmış
hali;
>> Oyunda üç farklı son bulunuyor. En iyi son için yapmanız gerekenler
ise şunlar;
* Flame Demon, Giant Bat ve Succubus'un ruhlarını kullanarak Graham
Jones'la savaşmaya girin. Savaşın ardından, Julius Belmont'la
savaştığınız yerde yeni bir kapı açılacak. O bölümü tamamlarsanız en
iyi sonu görebilirsiniz.
>> Genya Arikado, 1997'de Playstation için çıkarılan Castlevania:
Symphony of the Night'ta yönlendirdiğimiz Alucard'ın kendisi! Aria of
Sorrow'da dış görünüşü andırıyor, Alucard'ın özelliklerini
kullanabiliyor ve en önemlisi Yoko, oyunda şu cümleyi kullanıyor; "Aluc..pardon
Arikado'yu gördün mü?"
>> Graham Jones, Dracula'nın tüm özelliklerini kullanabiliyor. Bu da
Graham'in, Dracula olabileceği teorilerini ortaya çıkarıyor.
>> Soma Cruz, aslında bir vampir.
>> Oyundaki tüm ruhları toplarsanız, son bölüm olan Chaotic Realm'deki
odaların birinde özel yüzük bulacaksınız. Bu yüzük sayesinde, ruh
kullandığınızda MP'niz bitmeyecek.
>> Oyunun açılış ekranında, tüm Boss'larla (bölüm sonu yaratıklarıyla)
art arda savaşmak ve tüm müzikleri tek tek dinlemeye yarayan
seçenekleri, oyunu en iyi sonla bitirerek açabilirsiniz.
>> "Boss Rush Mode", yani tüm bölüm sonu yaratıklarıyla savaştığınız
arenayı ne kadar kısa sürede bitirirseniz, ona göre işe yarar silah ve
iksirler bulabilirsiniz;
6 dakikadan fazla sürede bitirseniz, Potion;
5-6 dakikaları arasında bitirirseniz, Excalibur Sword;
4-5 dakikaları arasında bitirirseniz, Positron Rifle;
3-4 dakikaları arasında bitirirseniz, Valmanway Sword alacaksınız.
>> Oyunu Julius Belmont'la oynamak istiyorsanız; iyi sonla bitirin ve
isminizi JULIUS olarak girin. Oyunu Julius ile bitirdikten sonra "Boss
Rush Mode"u, Julius'la da oynayabilirsiniz.
>> Oyunu ruh kullanmadan oynamak istiyorsanız, iyi sonla bitirdikten
sonra isminizi NOSOUL olarak girebilirsiniz.
Yazan: Eren Kadir Kısa » İncelemeler Bölümüne Geri Dönmek İçin
Tıklayın |
|

Türü: Platform / RPG
Yapımcı Konami
Yayıncı: Konami
Konsol: Gameboy Advance
Oyuncu Sayısı: 2
Wi-Fi: Yok
ESRB: T
Grafik:9
Ses / Müzik: 8
Oynanabilirlik / Kontroller: 9
Genel: 9



|